Zekeriyaköy Mah. 4. Cadde No:4, Sarıyer / İstanbul Pzt – Cmt: 08:00 – 20:00

Romatolojik Değerlendirme

Sabah eklemlerin açılmasının uzun sürmesi, eklemlerde şişlik ve dinlenmekle geçmeyen ağrı; romatizmal bir hastalığın erken bulgusu olabilir.

Romatizmal hastalıklardan ne zaman şüphelenilmelidir?

Günlük dilde "romatizma" hemen her eklem ağrısı için kullanılmaktadır. Tıpta ise romatizmal hastalıklar, bağışıklık sisteminin eklemleri, kasları ve bazı durumlarda iç organları hedef aldığı bir hastalık grubunu tanımlar. Romatoid artrit, ankilozan spondilit, Sjögren sendromu, sistemik lupus eritematozus ve ailevi Akdeniz ateşi bu grupta yer alır.

Bu tabloları mekanik kaynaklı eklem ağrılarından ayıran belirli bulgular vardır: sabah tutukluğunun otuz dakikayı aşması, ağrının dinlenmekle geçmeyip gece artması, eklemlerde şişlik ve ısı artışı görülmesi ve şikâyetin altı haftadan uzun sürmesi.

Erken tanının önemi, hastalığın doğal seyrinden kaynaklanır. İnflamatuvar romatizmal hastalıklarda eklem hasarının önemli bölümü ilk yıllarda oluşur ve geri dönüşümsüzdür. Tedaviye erken başlanan hastalar ile tanısı gecikmiş hastalar arasındaki fonksiyonel fark, uzun dönemde belirgin hâle gelmektedir.

Değerlendirme gerektiren bulgular

  • Otuz dakikadan uzun süren sabah eklem tutukluğu
  • El ve ayak küçük eklemlerinde şişlik, ağrı ve ısı artışı
  • Gece uykudan uyandıran, hareketle azalan bel ağrısı
  • Altı haftadan uzun süren, nedeni açıklanamayan eklem ağrısı
  • Ağrıya eşlik eden ateş, deri döküntüsü, ağız içi ülser veya göz kızarıklığı
  • Sürekli yorgunluk ve yaygın kas ağrısı
  • Ailede romatizmal hastalık öyküsü bulunması
  • Psoriazis tanısı olan hastalarda gelişen eklem şikâyetleri

Muayene süreci

İlk görüşme ayrıntılı bir anamnezle başlar ve standart bir muayeneden daha uzun sürer. Şikâyetin başlangıç zamanı, gün içindeki dağılımı ve tuttuğu eklemler tek tek değerlendirilir; aile öyküsü, geçirilmiş enfeksiyonlar ve kullanılan ilaçlar kaydedilir.

Ardından eklem muayenesi yapılır; şişlik bulunan eklemler, hareket kısıtlılığının derecesi ve omurga hareket açıklığı ölçülür. Gerekli görüldüğünde sedimentasyon ve C-reaktif protein gibi inflamasyon belirteçleri, romatoid faktör, anti-CCP ve HLA-B27 tetkikleri ile görüntüleme incelemeleri planlanır. Tetkik seçimi muayene bulgularına göre yapılır; her hastada tüm testlerin istenmesi doğru bir yaklaşım değildir.

Tanı sonrası tedavi planlaması

Romatizmal hastalıkların çoğu kronik seyirlidir. Ancak günümüzdeki tedavi olanaklarıyla hastalık aktivitesi büyük ölçüde kontrol altına alınabilmekte ve hastalar normal yaşam düzenlerini sürdürebilmektedir.

Tedavi planı üç bileşen üzerine kurulur: gerekli ilaç tedavisinin düzenlenmesi ve takibi, eklem hareketliliğini korumaya yönelik egzersiz ve fizik tedavi programı, günlük yaşam düzenlemeleri. Kilo fazlası bulunan hastalarda beslenme danışmanlığı sürece dahil edilerek eklem yükünün azaltılması hedeflenir.

İleri tetkik veya biyolojik ajan tedavisi gerektiren durumlarda hasta romatoloji uzmanına yönlendirilir; fizik tedavi ve rehabilitasyon süreci bu iş birliği çerçevesinde yürütülür.

Sık karşılaşılan yanlış bilgi: "Kan tahlilleri normal olduğuna göre romatizmal bir hastalık yoktur" çıkarımı doğru değildir. Bazı romatizmal hastalıklarda laboratuvar değerleri normal seyredebilir. Tanı; muayene bulguları, şikâyetin karakteri ve görüntüleme sonuçlarının birlikte değerlendirilmesiyle konur.

Sık sorulan sorular

Romatizmal hastalıklar yalnızca ileri yaşta mı görülür?

Hayır. İnflamatuvar romatizmal hastalıkların önemli bölümü 20-45 yaş aralığında başlar; çocukluk çağında görülen formları da bulunmaktadır. Genç yaşta ortaya çıkan inatçı eklem şikâyetleri bu nedenle değerlendirilmelidir.

Kireçlenme ile iltihaplı romatizma arasındaki fark nedir?

Kireçlenme, eklem kıkırdağının zamanla yıpranmasıyla gelişir; ağrı hareketle artar, dinlenmekle azalır. İnflamatuvar romatizmada ise bağışıklık sistemi eklemi hedef alır; ağrı dinlenmekle geçmez ve sabah tutukluğu uzun sürer. Tedavi yaklaşımları farklıdır.

Hangi tetkikler istenir?

Tetkik seçimi muayene bulgularına göre yapılır. Sıklıkla sedimentasyon ve C-reaktif protein, romatoid faktör, anti-CCP; gerekli görüldüğünde HLA-B27 ve görüntüleme incelemeleri planlanır. Her hastada tüm testlerin uygulanması gerekmez.

Romatizmal hastalıkta egzersiz sakıncalı mıdır?

Aksine, uygun planlanmış egzersiz eklem hareketliliğini korur, kas gücünü artırır ve ağrıyı azaltır. Kaçınılması gereken durum, alevlenme dönemlerinde eklemin zorlanmasıdır. Hangi dönemde hangi egzersizin uygulanacağı programda belirtilir.

Beslenmenin hastalık seyrine etkisi var mıdır?

Beslenme tek başına tedavi edici değildir; ancak kilo fazlası diz ve kalça eklemlerine binen yükü artırmaktadır. Kilo verilmesi birçok hastada ağrı düzeyinde belirgin azalma sağlar. Bu nedenle uygun hastalarda beslenme danışmanlığı tedavinin bir bileşeni olarak önerilir.